Satıldığı tüm ülkelerde ve Türkiye’de sınıfının en çok tercih edilen otomobil modellerinden biri olan Focus’un yeni tasarım ve yüksek teknolojilerle donatılan 3. jenerasyonu, Bodrum’da düzenlenen lansmanın ardından pazara sunuldu. Sedan ve hatchback versiyonları bulunan Yeni Ford Focus; yenilenen iç ve dış tasarımı ile dikkat çekerken, sunduğu yakıt ekonomisi ve yüksek performans ile de yüksek sürüş keyfi sağlıyor.
Ford sadece bir otomotiv şirketi değil, aynı zamanda bir teknoloji şirketi
Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay basın toplantısında yaptığı konuşmada; “Ford’un en büyük hedefi; müşterilerine yaratıcı, akıllı, hayatı kolaylaştıran ve ulaşılabilir teknolojiler sunmaktır. Bu vizyonla, müşteri ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda, yüksek teknolojilere sahip ve çevreci ürünler geliştiriyoruz. Yeni Focus’la birlikte C sınıfı araçlarda yüksek teknolojinin sağladığı güvenlik ve konfora yeni bir boyut kazandırıyoruz ve ileri teknolojiyi ulaşılabilir kılarak otomotiv teknolojisini demokratikleştiriyoruz. Ürettiğimiz her araçta, teknolojilerimizle fark yaratan bir şirket olduğumuzun altını bir kez daha çiziyor ve sadece bir otomotiv şirketi değil, aynı zamanda ileri teknolojiler üreten bir teknoloji şirketi olduğumuzu da gösteriyoruz. Yeni Focus da, One Ford stratejisi ile global üretim planları doğrultusunda tasarlandı. Ford’un gerçek anlamdaki ilk global ürünü olan Yeni Focus, %80 ortak parçayla 3 kıtada üretilerek, yıllık 2 milyon adet satış hedefi ile 120’den fazla ülkede satışa sunuluyor” dedi.
2011 hedefi 25 bin Focus satmak
Otay, toplantıda Ford Otosan’ın birinci çeyrek sonuçlarıyla ilgili de bilgi verdi: “Birinci çeyrek sonucunda da Ford Otosan olarak liderliğimiz devam ediyor. Binek otomobilde de en çok tercih edilen 2.marka konumundayız. Yenilenen ürün gamımız ile Ford olarak daha da güçleniyor ve 10.kez liderliği hedefliyoruz’’
2011 yılında C sınıfındaki stratejilerini farklılaştırdıklarını belirten Otay, “Hem mevcut hem de yeni Focus’u farklı donanım seviyeleriyle aynı anda satışa sunarak tüm müşterilerimize Focus’a ulaşma imkanı sağlıyoruz. 2011 yılında toplam 25.000 adet Focus satmayı hedefliyoruz” dedi.
Ted Cannis: Yeni Focus tüm dünyada “Ortak ürün, ortak iletişim stratejisi” vizyonu ile satılıyor
Ford Otosan Genel Müdür Başyardımcısı Ted Cannis toplantıda yaptığı konuşmada, Yeni Focus’un tüm dünyada “Ortak ürün, ortak iletişim stratejisi” ile satışa sunulacağını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü; “Satışa sunulduğu tüm pazarların beklentilerini karşılayacak biçimde tasarlanan Yeni Focus, her pazara aynı iletişim stratejisi ile sunularak tam anlamıyla global bir ürün olduğunu kanıtlıyor. One Ford stratejisi doğrultusunda müşterilerimize akıllı teknolojiler sunan yeni Focus’u Türkiye’nin beğeneceğini ve seveceğini umuyoruz”.
Aykut Özüner: Yeni Focus fren yaparak kaza önlüyor, şeritte tutuyor, park ediyor
Ford Otosan Pazarlama, Satış ve Satış Sonrasından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aykut Özüner, Yeni Focus’un sınıfına getirdiği ileri teknolojilere değinerek: “Satışa sunduğumuz Yeni Focus’ta birbirinden yenilikçi teknolojiler bulunuyor. “Dinamik tork kontrolü” ile keskin virajlarda daha iyi yol tutuşu sunan yeni Focus, “Otomatik park sistemi” ile kendi kendine park da edebiliyor. Yeni Focus, yoğun trafikte dikkati dağılan sürücüleri de düşünüyor ve olası arkadan çarpma anlarında sürücünün yerine fren yapabilen “Aktif şehiriçi güvenlik sistemi” teknolojisiyle kazalara karşı da yüksek güvenlik sağlıyor” diye belirtti. Yeni Focus’ta yılın son çeyreğinde devreye alınacak teknolojiler hakkında bilgi veren Özüner; “Yeni Focus, “Kör nokta uyarı sistemi” ile yan şeritte başka araç olup olmadığı görüyor. “Şerit takip sistemi” ile şeridinden ayrılanları uyarıyor, hatta şeritte kalmalarını sağlıyor ve “Trafik işaretleri okuma sistemi” sayesinde yol kenarındaki trafik levhalarının gözden kaçmasını engelliyor” dedi.
Yeni Focus, farklı beklentileri karşılayacak özellikleriyle müşterilerin beğenisine sunuluyor
Sınıfında öncü teknolojilerle yaratılan Yeni Focus, kullanacağı satış teknolojileriyle de dikkat çekiyor. Ford Yetkili Satıcılarında dünyayla aynı anda Türkiye’de de devreye alınan iPad uygulamasıyla tanıtılacak olan Yeni Focus, müşterilerine Ford ayrıcalığını yaşatıyor.
Yeni Focus; benzinli 1.6L 125 PS Sigma ve 1.6L 180 PS EcoBoost motor versiyonları ile sunuluyor. 1.6L 125 PS Sigma motor aynı zamanda 6 ileri çift kavramalı PowerShift otomatik şanzıman opsiyonuna da sahip. Dizel modellerde 1.6L 95 PS TDCi ve 1.6L 115 PS TDCi seçenekleri yer alıyor.
Yeni Focus’ta, Trend, Style ve Titanium olmak üzere üç ayrı donanım seviyesi bulunuyor. Trend donanım seviyesinde, otomatik ön ve arka camlar, klima, ABS, yakıt ekonomisi sağlayan aktif ön ızgara; Style donanım seviyesinde hız kontrol sistemi ve hız sınırlayıcı, otomatik kararan arka camlar, yağmur sensörü, otomatik yanan farlar, Bluetooth ve Türkçe sesli kontrol sistemi ve alaşım jantlar mevcut. Style donanım seviyesinde isteğe bağlı olarak sunulan Style Plus pakette ise; otomatik park sistemi, dinamik tork kontrolü, aktif şehiriçi güvenlik sistemi, ESP, perde hava yastıkları ve katlanan aynalar bulunuyor. Üst donanım seviyesi olan Titanium donanım seviyesinde, Style donanım seviyesine ek olarak anahtarsız çalıştırma, otomatik klima, ESP, dinamik tork kontrolü, yokuş kalkış desteği, perde hava yastıkları, aktif şehiriçi güvenlik sistemi standart olarak sunulan özellikler arasında. Titanium donanım seviyesinde, aracı parçalı deri döşeme koltuklar, ısıtmalı ön koltuklar, bi-Xenon farlar, multi color iç ortam aydınlatması gibi özelliklere sahip Titanium X paketi ile zenginleştirmek de mümkün. Sunroof, otomatik park sistemi ve katlanan aynalar da Titanium donanım seviyesinde sunulan diğer opsiyonlar arasında.
Yeni Focus; Kum Gri, Gece Gri, Mars Turuncu ve Kül Kahverengi renklerine ilave olarak Şeker Kırmızı ve Hardal Sarı renkleri gibi sıradışı renkler ile de dikkat çekiyor.
Yeni Focus, mevcut Focus üzerine ortalam 5.000 TL fiyat farkı ile 39.900 TL’den başlayan fiyatlarla sunuluyor.
10 Mayıs 2011 Salı
15 Mart 2011 Salı
Focus'ta Akustik Dokunuşlar
Yeni Ford Focus'un 180 PS gücündeki 1.6L EcoBoost benzinli motoruna yapılan akustik ayarla, ani hızlanmalarda etkileyici ve spor bir ''kükreme efekti'' elde edildiği, kullanılan özel teknolojiyle de istenmeyen motor gürültüleri filtre edilip kulağa hoş gelenleri otomobilin içine verilerek sürücünün keyfini en üst düzeye çıkarmanın amaçlandığı bildirildi.
Ford Otosan'dan yapılan yapılan yazılı açıklamada, mayıs ayı itibariyle Türkiye'de de satışa sunulacak olan Yeni Ford Focus'un 180 PS gücündeki 1.6L EcoBoost motorunun, sürüş keyfinin daha da üst seviyelere çıkarılması için özel akustik çalışmalarına tabi tutulduğu bildirildi.
EcoBoost'ta, büyük motorların gücünü ve torkunu sağlayan motorun turboşarj ünitesinin, özellikle yüksek devir aralıklarında motorun doğal sesini kaçınılmaz şekilde kestiğinin belirtildiği açıklamada, turboşarj özelliğine sahip bir otomobilde gaz pedalına yüklenilse bile turbonun ıslığı andıran sesinin sürücüye keyif veren motor sesini bastırabildiği ifade edildi. Ford mühendislerinin yeni Focus'ta bu işitsel zaafı 1.6L EcoBoost motoruna ''ses symposer'' adı verilen, küçük ama çok etkili bir cihaz ekleyerek aştıkları bildirilen açıklamada, Ford mühendislerinden Ralf Heinrichs'in şu görüşlerine yer verildi:
''Symposer, motordan çıkan güzel frekansları hava giriş sisteminden toplayan ve daha sonra da bu frekansları doğrudan kabine gönderen bir ses kutusu.
Bütün motorların kendi ses karakteri vardır ve bu karakteri belirleyen egzoz ve/veya emme sistemidir. Tipik olarak düşük devirlerde motor sesini egzoz sistemi belirlerken, yüksek devir aralıklarında motorun kendine özgü sesi ortaya çıkar.
Turboşarjlı motorlarda turbo, emme sisteminin entegre bir parçasıdır ve turbo yüksek hızlara çıktığında ıslık sesi baskın hale geldiği için indüksiyonun sesini kapatır.
''Heyecan verici indüksiyon sesini yeniden yakalamak veya yeniden yaratmak zorundaydık ve symposer ile yaptığımız, emme sistemi içinde turbodan gelen motor titreşimlerini yakalayarak doğrudan kabine gönderip güzel ve spor bir kükreme sesi elde etmek oldu.''
Ford Otosan'dan yapılan yapılan yazılı açıklamada, mayıs ayı itibariyle Türkiye'de de satışa sunulacak olan Yeni Ford Focus'un 180 PS gücündeki 1.6L EcoBoost motorunun, sürüş keyfinin daha da üst seviyelere çıkarılması için özel akustik çalışmalarına tabi tutulduğu bildirildi.
EcoBoost'ta, büyük motorların gücünü ve torkunu sağlayan motorun turboşarj ünitesinin, özellikle yüksek devir aralıklarında motorun doğal sesini kaçınılmaz şekilde kestiğinin belirtildiği açıklamada, turboşarj özelliğine sahip bir otomobilde gaz pedalına yüklenilse bile turbonun ıslığı andıran sesinin sürücüye keyif veren motor sesini bastırabildiği ifade edildi. Ford mühendislerinin yeni Focus'ta bu işitsel zaafı 1.6L EcoBoost motoruna ''ses symposer'' adı verilen, küçük ama çok etkili bir cihaz ekleyerek aştıkları bildirilen açıklamada, Ford mühendislerinden Ralf Heinrichs'in şu görüşlerine yer verildi:
''Symposer, motordan çıkan güzel frekansları hava giriş sisteminden toplayan ve daha sonra da bu frekansları doğrudan kabine gönderen bir ses kutusu.
Bütün motorların kendi ses karakteri vardır ve bu karakteri belirleyen egzoz ve/veya emme sistemidir. Tipik olarak düşük devirlerde motor sesini egzoz sistemi belirlerken, yüksek devir aralıklarında motorun kendine özgü sesi ortaya çıkar.
Turboşarjlı motorlarda turbo, emme sisteminin entegre bir parçasıdır ve turbo yüksek hızlara çıktığında ıslık sesi baskın hale geldiği için indüksiyonun sesini kapatır.
''Heyecan verici indüksiyon sesini yeniden yakalamak veya yeniden yaratmak zorundaydık ve symposer ile yaptığımız, emme sistemi içinde turbodan gelen motor titreşimlerini yakalayarak doğrudan kabine gönderip güzel ve spor bir kükreme sesi elde etmek oldu.''
8 Mart 2011 Salı
Cenevre'den son Ford haberleri
Cenevre Otomobil Fuarı'ndan sızan son bilgileri değerlendirecek olursak, beklenilen yeni kasa Ford Focus, Nisan sonu ya da Mayis 2011 başı gibi Türkiye piyasasından satışa sunulacak. Bu seride gelecek modeller, 5 kapılı hatchback, 4 kapılı sedan ve 5 kapılı station wagon olacak gibi görünüyor. Bunun dışında, bu sene ilk defa Focus tüketicisine sunulacak yenilikler ise, Düşük Hız Güvenlik Sistemi, Otomatik Park Sistemi, Şeritte Kalma Yardımcısı, İnsan Makine Arayüzü, Trafik İşareti Tanıma, Otomatik Uzun Far ve Sürücü Uyarı Sistemi, standart Otomatik Start/Stop ve Şubat ayında Kemer'deki Ecoboost lansmanında, C-max üzerinde test etme imkanı bulduğum Dinamik Tork Kontrolü olarak sayılabilir. Açıkçası, bu sistemi denedikten sonra, kullanmakta olduğum Nissan Note ve 2009 Ford Focus ile, uygun olan hemen her virajda benzer bir beklenti içine girdiğimi de söylemeliyim.
Yeni kasa, 1.6 litre Ford EcoBoost benzinli motor ve bütünüyle yenilenen 1.6 litre Duratorq TDCi dizel motor ile piyasaya sürülecek. Bu da demektir ki, 1.6 hacimde 160 ve 180 PSI güce, artık Focus ile de ulaşabileceğiz. Haziran gibi, önünüzden yavaşça giden bir Focus'a selektör yapmadan önce bir kere daha düşünmek gerekecek gibi. 35-40 yaş ve üzeri grupta olanlarınız, 1980'lerdeki Ford Taunus S reklamını hatırlayacaktır, "Sol şeritte yeni bir Ford".
Yeni kasa, 1.6 litre Ford EcoBoost benzinli motor ve bütünüyle yenilenen 1.6 litre Duratorq TDCi dizel motor ile piyasaya sürülecek. Bu da demektir ki, 1.6 hacimde 160 ve 180 PSI güce, artık Focus ile de ulaşabileceğiz. Haziran gibi, önünüzden yavaşça giden bir Focus'a selektör yapmadan önce bir kere daha düşünmek gerekecek gibi. 35-40 yaş ve üzeri grupta olanlarınız, 1980'lerdeki Ford Taunus S reklamını hatırlayacaktır, "Sol şeritte yeni bir Ford".
Yeni nesil Focus, Ford Motor Company'nin yeni global C segmenti platformundan üretilecek ilk model olma özelliğine de sahip.
Şu anda seri üretim Almanya Saarlouis ve ABD Michigan'daki ana Ford Focus montaj fabrikalarında başlıyor. Avrupa'daki üretim 2011 ortasında Rusya'da St. Petersburg'daki montaj fabrikasının 4 kapılı ve 5 kapılı modelleri üretmesiyle artacak. Çin'deki Chongqing fabrikası da 2012 başlarında devreye girerek Asya Pasifik bölgesinde satılacak Focus'ların üretimini yapacak.
1,484 mm yüksekliğinde, 4,358 mm uzunluğunda ve 1,823 mm genişliğinde (aynalar hariç) olan yeni 5 kapılı model, mevcut Focus'tan 16 mm daha alçak, 21 mm daha uzun ve 15 mm daha dar. Dingil mesafesi ise 8 mm daha uzun: 2,648 mm. Buna göre, benim gibi 185 cm civarı boyda olan sürücülerin, Focus'un sol koltuğunda yaşadıkları diz ağrısı sorununun akibeti ne olacak, açıkçası merak ediyorum. Daha dar olarak üretileceğini düşünürsek, güçlü bir ikna edici argüman gerekli gibi.
12 Şubat 2011 Cumartesi
Gerçek Güzellik İçten Gelir: EcoBoost

Ford, merakla beklenen bu lansman öncesinde ise, 9-10 Şubat 2011 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilen bir basın toplantısı ile, geçen senenin sonunda C-Max modellerinde satışa sunmuş olduğu EcoBoost motorunu yenilenen Mondeo modelinde de tüketicilerin beğenisine sundu.
Çeşitli medya ve basın kuruluşlarından 70 kişiye yakın bir grubun katılımıyla gerçekleştirilen lansmanda, Türkiye'de de yeni yeni önem kazanmaya başlayan, İnternet basını ve blog yazarları olarak, bizler de davetli idik. Fikrimühim topluluğu dahilinde katıldığım bu organizasyonu sizler için değerlendirmeye ve önemli gördüğüm noktalara dikkat çekmeye çalışacağım.
Setur ve Mese organizasyonunda, İstanbul Atatürk Havaalanı'ndan yola çıkarak, Antalya Beldibi Rixos Sungate Otel'de başlayan gecede, tüm ekip ile beraber 7Mehmet'te yenilen akşam yemeğinde, ertesi gün yaşayacaklarımızın ilk sinyallerini almaya başlamıştık. Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay, Pazarlama, Satış ve Satış Sonrasından Sorumlu Gn. Md. Yardımcısı Aykut Özüner ve Pazarlama Müdürü Tibet Soysal'ın katılımı ve keyifli sohbetlerimiz sırasında, firmanın gelecek stratejileri hakkında da önemli ipuçlarını öğrenme şansımız oldu. Halkla İlişkiler ve Reklam Yöneticisi Gonca Sofuoğlu Temiz ve diğer Ford Otosan ekibi ise, gece boyunca arı gibi, kalabalık davetli topluluğu arasında, masa masa dolaşarak, bu önemli etkinliğin detayları hakkında bilgi verdiler.
![]() |
| 7Mehmet restorandaki akşam yemeği |
Uzun bir gecenin ardından, restoranı kapatarak otelimize geçtik ve heyecanlı geçmesini beklediğimiz bir sonraki gün için hazırlıklarımızı tamamlamak üzere dinlenmeye çekildik.
Kemer'deki trafiğe kapalı test alanında, araçlarla sıcak buluşma öncesinde ise, Ford Otosan yönetimi bizleri daha da heyecanlandırmak ve gerekli tüm bilgilerle donatmak için kapsamlı bir basın toplantısı düzenlediler. Otosan Genel Müdür Baş Yardımcısı Ted Cannis'in de katıldığı toplantıda, Ford 'un global stratejilerinin Türkiye pazarına getireceği yansımalar ve "One Ford" mottosunun detaylarını öğrenme fırsatımız oldu. Geçtiğimiz seneyi 55 212 adet binek satışı ile kapatan Ford, pazarda 2. duruma gelmişti ancak bu rakamlarda, önceki senelerde %65 'ler civarında olan filo satışlarının, tam tersine %65 perakendeye kaymış olması, çok önemli bir farklılık olarak göze çarpıyor. Ancak, bizzat Genel Müdür Nuri Otay'a yönlendirdiğim soruya verdiği cevaptan aldığım izlenime göre, filo satışları Ford için çok önem verilen bir kanal olma özelliğini koruyor ve bu konudaki geliştirmelere de devam edilecek.
22 yıldır Ford 'un Dünya'daki değişik organizasyonlarında üst düzey yöneticilikler yapmış olan, bu kadar yoğun tempoda ve uzun süredir aynı firmada çalışmasına rağmen, sanki daha bugün işe başlamanın heyecanını yansıtan, 44 yaşında olduğunu duyduğumuzda küçük dilimizi yutmamıza sebep olan (en fazla 28 gösteriyor), 3 kuşak Detroit'li gerçek bir otomobil bağımlısı ve kriket meraklısı Ted Cannis ise, Ford olarak global pazarda artık düşük hacimde yüksek güç üretirken, daha az yakıt tüketen motorların geliştirilmesi (Gelişmiş Benzinli Motorlar) stratejisini güttüklerini ve bunun sonucunda, EcoBoost motorunu, ürün gamında giderek genişleyen bir şekilde, tüm modellerde sunmaya başlayacaklarını öğreniyoruz. Basın toplantısı sonunda, Ted Cannis'in daveti ile, ayrı bir bölümde yapılan blogger toplantısında ise, artık Ford olarak İnternet kanalına verdikleri önemi arttırmak isteğinde olduklarını ve bunun en önemli destekçisinin de kendisi olduğunu öğreniyoruz:
"Şu ana kadar, tüm Dünya'da, değişik coğrafyalarda, yerel koşullara göre ve diğer bölgelerden bağımsız üretim ve satış politikaları izleyen bir Ford markası vardı. Artık, hepsini bir araya getiren One Ford, One team, One plan ve One goal (Tek Ford, Tek ekip, Tek plan ve Tek hedef) stratejimiz var. Tam bir senedir, lansmanlarda ve basın organizasyonlarında, gelişen iletişim dünyasında artık değerini daha iyi anlamamız gereken, bağımsız blog yazarlarına gereken önemi ve desteği vermemiz gerektiği konusunda arkadaşlarıma baskı yapıyorum. Bugün sizleri burada görebilmek, bundan sonraki ilişkilerimizin çok önemli bir başlangıcı olacak. Mayıs ayındaki Focus lansmanı ile devam edecek bundan sonraki tüm etkinliklerimizde, İnternet basınının ağırlığını giderek arttırmak kararlılığı içerisinde olacağız."
"Şu ana kadar, tüm Dünya'da, değişik coğrafyalarda, yerel koşullara göre ve diğer bölgelerden bağımsız üretim ve satış politikaları izleyen bir Ford markası vardı. Artık, hepsini bir araya getiren One Ford, One team, One plan ve One goal (Tek Ford, Tek ekip, Tek plan ve Tek hedef) stratejimiz var. Tam bir senedir, lansmanlarda ve basın organizasyonlarında, gelişen iletişim dünyasında artık değerini daha iyi anlamamız gereken, bağımsız blog yazarlarına gereken önemi ve desteği vermemiz gerektiği konusunda arkadaşlarıma baskı yapıyorum. Bugün sizleri burada görebilmek, bundan sonraki ilişkilerimizin çok önemli bir başlangıcı olacak. Mayıs ayındaki Focus lansmanı ile devam edecek bundan sonraki tüm etkinliklerimizde, İnternet basınının ağırlığını giderek arttırmak kararlılığı içerisinde olacağız."
Evet, açıkçası bu yaklaşım, şu ana dek görmeye alışkın olmadığımız, yepyeni bir bakış açısı. Tamamen kullanıcı görüşlerini ve sürüş izlenimlerini yansıtan, bağımsız ve etki altında kalmaya tahammülü olmayan blog yazarları olarak en büyük sorunumuz, gerçek ve tutarlı materyallere ulaşmak değil miydi şu ana dek? Bırakın yol testlerinde kullanacağımız araçları talep edebilmek, firmalar, neredeyse, bizlere ve yazdıklarımıza karşı içten bir alınganlık ve karşı gelme ruh hali içinde değil mi? Yeni çıkan bir aracın orjinal basın fotoğrafları, test videoları ve diğer tüm teknik verilerini talep etmemiz bile, firmalar tarafından bir reaksiyon ile karşılanmakta şu an için. Tahminim, Ford, bu kutlanması gereken atılımı ile, inanıyorum ki, hakettiğinden fazla bir olumlu tepki alacaktır. Bu arada, tüketici ihtiyaçlarına cevap vermekte zorlanan ford.com.tr İnternet sayfasının da, güncellenmiş tasarımıyla, 7 Nisan'da lanse edilerek erişime açılacağı ipucunu da alıyoruz kulislerde konuşulanlardan.
Mayıs ayında tamamen yenilenerek piyasaya sürülmesi planlanan Ford Focus modeli de bu motor seçeneğine sahip olacak. Fiesta ise, şu an için bu planın dışında kalacak gibi görünüyor ve en azından 2011 içinde bunun olmayacağını Nuri Otay en resmi ağızdan bizlere açıklamış bulunuyor. Uzun vadede ise, 2013 yılına kadar, tüm dünyada 3 milyon adet/yıl EcoBoost motor üretimi ve tüm Ford gamının %90'ında bu motor seçeneğinin olması planlanıyor. Bu, açıkçası, Ford için son derece radikal ve dizel motorların dominasyonuna karşı, benzinli motorların meydan okuması olarak adlandırılabilecek bir atılım gibi görünüyor.
Tibet Soysal'ın sunumundan, EcoBoost motorunun nasıl daha az yakıt tüketimi sağladığını biraz daha iyi anlıyoruz. Buna göre 200 bar yüksek basınçla püskürtülen yakıt ve ortalama damlacık boyutunun 0.02 mm'den bile daha küçük olması, %20'ye varan bir yakıt tüketimini de beraberinde getiriyor. Bu aynı zamanda %20'lik bir CO2 emisyonu azalması anlamına da geliyor elbette.
1.6 litre Ford EcoBoost motoru hafif, bütünüyle alüminyumdan bir tasarıma sahip ve üç önemli teknolojiyi içeriyor:
- Merkezi olarak yerleştirilmiş yüksek basınçlı direkt yakıt enjeksiyon sistemi
- Düşük atalete sahip turboşarj ünitesi
- Çift bağımsız değişken kam mili zamanlaması
![]() |
| Ford Otosan Gn. Md. Nuri Otay |
EcoBoost, 160-180 ve 240 (Powershift) motor seçenekleri ile, 6 ileri vitesli şanzıman, yüksek tork değerleri ve oldukça düşük yakıt tüketimlerini, "otomotiv piyasasında yeni bir çağın habercisi" olarak bizlere sunuyor.
En çok merak edilen konulardan fiyatlandırmada ise, Mondeo 1.6L EcoBoost için, 55 bin 610 TL’den başlayan, 5 koltuklu C-MAX 1.6L EcoBoost için 52 bin 275 TL’den başlayan fiyat belirlenirken, 7 koltuklu Grand C-MAX 1.6L Ecoboost, 56 bin 375 TL’den başlayan satış fiyatı hedeflenmiş.
En çok merak edilen konulardan fiyatlandırmada ise, Mondeo 1.6L EcoBoost için, 55 bin 610 TL’den başlayan, 5 koltuklu C-MAX 1.6L EcoBoost için 52 bin 275 TL’den başlayan fiyat belirlenirken, 7 koltuklu Grand C-MAX 1.6L Ecoboost, 56 bin 375 TL’den başlayan satış fiyatı hedeflenmiş.
![]() |
| Ford Otosan Pazarlama, Satış ve Satış Sonrasından Sorumlu Gn. Md. Yrd. Aykut Özüner |
![]() |
| Ford Otosan Pazarlama Müdürü Tibet Soysal |
![]() |
| Rixos Lobideki Ford Masası |
![]() |
| Ford Otosan Gn. Md. Baş Yrd. Ted Cannis |
Basın toplantısı ve soru cevap kısmı ve Onno Usta'nın da öğretici ve önemli sorularının ardından, artık test alanındayız. Ford ekibi, bizler için son derece etkileyici bir test seti ve program hazırlamışlardı. Kemer'deki trafiğe kapalı test alanında, yaklaşık 35 adet Yeni Mondeo ve Yeni C-Max bizleri bekliyordu. Önce yaka kartlarımızdaki numaralara göre 2 gruba ayrıldık ve benim de içerisinde bulunduğum grup, yanyana dizili sıfır km araçlar arasından istediği birine binerek, 27 km lik yol testi için son direktifleri aldık. Ben öncelikle beyaz bir C-max aldım, keza, Yeni Mondeo 'yu, parkura iyice alıştıktan sonra test etmek niyetindeydim.
![]() |
| Test alanı ve araçlar |
![]() |
| Test aracı içerisindeki yol parkur kartları |
C-Max yüksek platform yapısını, bu motor ve yenilenen şase ile tam bir yol canavarına ve denge ustasına çevirmiş. 180 PSI'lık EcoBoost motoru ve, Ford ürün gamında şu anda sadece C-Max'te yer alan, Dinamik Tork Kontrolü (DTC) sayesinde, hızlı ve kontrolsüz girilen keskin virajlarda dahi, aracın yol dışına çıkması, tabiri uygun olursa, otomatik pilot yönetimindeymişçesine, imkansız hale getirilmiş. Mondeo ise bu sisteme ilerleyen aylarda kavuşacağı için, bir süre daha beklemek gerekecek. Sonuç olarak, Mondeo için, özellikle bir performans canavarı beklentisi içerisinde olanlar, 160 PSI yerine 180 ve 240 PSI seçeneklerini değerlendirmeli. Küçük (!) motor, kullanıcıyı, ister istemez bir yakıt tasarrufuna yönlendiren, gaza bastığınız anda hemen ivmelenerek yolları aşmak üzerine değil de, motorun, araç ağırlığı ve yol koşullarına göre optimum dengesini yakalayarak, en ekonomik şekilde, mümkün olan en yüksek performansı almanıza olanak sağlamak stratejisi üzerine konumlandırıldığını görebiliyoruz. Ancak, eğer sadece fiyat tablolarında yazan PSI değerleri ve ürün broşürlerine bakarak araba alıyorsanız ve 160 PSI size farklı hisler uyandırdı ise, bu yazdıklarımı bir kez daha okuyarak kararınızı vermenizde fayda var.
Yeni EcoBoost makinanın ötesinde, C-Max için, artık bir MPV havasından sıyrılarak, 180 PSI motorunun ve DTC'nin de yardımı ile nasıl tam bir yol canavarına döndüğünü, 27 km 'lik kısa yol testi ile hissediyoruz. En yakın zamanda, C-Max 180 PSI ve Mondeo Powershift 240 PSI ile yapacağımız sürüş izlenimi test sonuçlarını da ayrı birer makale olarak buradan paylaşmak niyetindeyim. Tabii, Ford Otosan'ın bu amaçla araçları nasıl bir takvim dahilinde sağlayacağı da bu süreci etkileyecek. Mayıs'ta lanse edilmesini beklediğimiz Yeni Ford Focus ise, açıkçası beni şimdiden heyecanlandırıyor.
Parkur sonunda, Botanik alabalık çiftliğinde verilen molada tatlı bir tesadüf ile, TRT Gezelim-Görelim ekibi ve sevgili Nuray Yılmaz'ı karşımızda buluyoruz. Tabii o da, doğanın bu bakir köşesinde, alabalıklarla ve temiz, yeşil doğa ile ilgili bir haber yapmak amacıyla bulunduğu için, önce şaşırıyor elbette karşısında 35 tane arabayı görünce. Ama sonra, EcoBoost ile ön teknik bilgileri alınca, bizleri selamlamayı ihmal etmiyor.
Yeni EcoBoost makinanın ötesinde, C-Max için, artık bir MPV havasından sıyrılarak, 180 PSI motorunun ve DTC'nin de yardımı ile nasıl tam bir yol canavarına döndüğünü, 27 km 'lik kısa yol testi ile hissediyoruz. En yakın zamanda, C-Max 180 PSI ve Mondeo Powershift 240 PSI ile yapacağımız sürüş izlenimi test sonuçlarını da ayrı birer makale olarak buradan paylaşmak niyetindeyim. Tabii, Ford Otosan'ın bu amaçla araçları nasıl bir takvim dahilinde sağlayacağı da bu süreci etkileyecek. Mayıs'ta lanse edilmesini beklediğimiz Yeni Ford Focus ise, açıkçası beni şimdiden heyecanlandırıyor.
Parkur sonunda, Botanik alabalık çiftliğinde verilen molada tatlı bir tesadüf ile, TRT Gezelim-Görelim ekibi ve sevgili Nuray Yılmaz'ı karşımızda buluyoruz. Tabii o da, doğanın bu bakir köşesinde, alabalıklarla ve temiz, yeşil doğa ile ilgili bir haber yapmak amacıyla bulunduğu için, önce şaşırıyor elbette karşısında 35 tane arabayı görünce. Ama sonra, EcoBoost ile ön teknik bilgileri alınca, bizleri selamlamayı ihmal etmiyor.
![]() |
| Sunum ve toplantı çadırı |
![]() |
| Test ettiğim Yeni Mondeo; No:1 |
![]() |
| Geyik testinde Mondeo'ya acımadım |
![]() |
| Yeni C-Max EcoBoost 180 PSI |
![]() |
| Nuray Yılmaz |
3 Şubat 2011 Perşembe
cd6000 kod numarası da nedir?
Dün kabus gibi bir gündü. Bir süre, daha doğrusu sadece birkaç saat otoparkta duran mevcut aracım Focus 2009, geldiğimde kapıları bile açılmayacak şekilde idi. Uzaktan kumanda işe yaramayınca, anahtar ile sürücü kapısını açabildim, ancak arabada tık yoktu; akü bitmişti. Açık kalan bir far vb. olmaması olayı daha da gizemli hale getiriyordu. Velhasıl kelam, bir servis çağırdık ve takviye kablosu ile aküye güç verdik.
Fakat radyoyu açmak istediğimde, ekranında Code _____ diye yanıp sönen bir ibare çıkıverdi.
Tekrar servisi aradığımda, bunun normal olduğunu ve aracı servise getirmemi, teybi yerinden sökeceklerini ve 10 dakika sonunda çalışır hale geleceğini anlattı yetkili teknisyen.
Zamanım yok, henüz yaptıramadım. Emektar Nokia'mın internet radyosu özelliğini açarak müzik dinliyorum şimdilik. Ancak merak ettim ve nette bir arama yapınca, bu sorunu yaşayanların, fordownersclub içerisinde bir komün haline geldiklerini gördüm:
http://www.fordownersclub.com/forums/index.php?showtopic=2549
Bakalım, şu seri numarasını ben de bulabilirsem, çalıştırmayı deneyebilirim.
Ama neden bunu böyle yaptın Ford? Mutlaka güvenlikle, hırsızlık önlemeye yönelik bir olay ama değer mi?
Fakat radyoyu açmak istediğimde, ekranında Code _____ diye yanıp sönen bir ibare çıkıverdi.
Tekrar servisi aradığımda, bunun normal olduğunu ve aracı servise getirmemi, teybi yerinden sökeceklerini ve 10 dakika sonunda çalışır hale geleceğini anlattı yetkili teknisyen.
Zamanım yok, henüz yaptıramadım. Emektar Nokia'mın internet radyosu özelliğini açarak müzik dinliyorum şimdilik. Ancak merak ettim ve nette bir arama yapınca, bu sorunu yaşayanların, fordownersclub içerisinde bir komün haline geldiklerini gördüm:
http://www.fordownersclub.com/forums/index.php?showtopic=2549
Bakalım, şu seri numarasını ben de bulabilirsem, çalıştırmayı deneyebilirim.
Ama neden bunu böyle yaptın Ford? Mutlaka güvenlikle, hırsızlık önlemeye yönelik bir olay ama değer mi?
31 Ocak 2011 Pazartesi
Focus'lu Hayat!
Uzun yıllardır kullanmakta olduğum şirket arabalarımdan hiçbiri, şu ana dek bir Ford olmamıştı. Daha önce görev aldığım firmalar, daha çok, ortak iş yapmakta olduğu uluslararası bağlantısı hangi ülkeden ise, o ülke markalarına yönelmekteydi. Fransız firmasında iken, R-12, R-9, R-11, R-19, daha sonraki bir firma Japon menşeili olduğu için Toyota Corolla, Türk firmasında iken Fiat Linea, derken, 2008 Kasım ayından sonra Ford Focus kullanmaya başladım.
Açıkçası, o ana dek, abimin kullandığı Ford KA dışında, bu marka hakkında bir bilgim pek yoktu. Arabaya da, bu sebeple biraz önyargılı yaklaştım. Ancak, birkaç hafta sonunda, bu aracın, sınıfındaki diğer rakiplerinin oldukça ötesinde olduğunu anladım.
Geçtiğimiz aylarda, 2 seneyi doldurduk. Periyodik bakımlar haricinde, servisle pek işim olmadı. Tabi unutmadan, ön camının sileceği ile ilgili yaşadığım sorunlar sebebi ile, yaklaşık 7-8 defa silecek lastiği ve 2 defa da, komple ön cam değiştirtmemi saymazsak.
Önümüzdeki yaz başında, bu aracın 2011 kasası, tamamen yenilenmiş tasarımı ile piyasaya sürülecek. 2010 Autoshow Fuarı'nda ilk kez görücüye çıkan ve oldukça olumlu tepkiler alan yeni Ford Focus'u ben de, özel bir basın programı dahilinde test etme imkanı bulacağım.

Test sonuçlarını sizlerle paylaşacağım bir sonraki yazımda buluşmak üzere!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















